PSİKOLOG MELİS KEŞAN

Melis Keşan, 1982’de çocuk doktoru bir annenin ve akademisyen bir babanın ilk kızı olarak İstanbul’da doğdu.

2000’de Robert Kolej’i bitirdikten sonra 2004’te Koç Üniversitesi’nden Psikoloji ve Uluslararası İlişkiler Bölümleri’nde Çift Anadal yaparak mezun oldu. Psikoloji Bölümü’nde çocuk psikolojisi alanında bağımsız araştırma çalışmaları yaptı. 2005’te İngiltere’deki Leeds Üniversitesi’nde Pazarlama Yükseklisans programını tamamladı. Bitirme tezini marka algısı ve çocuk gelişim psikolojisi üzerine yazdı.

2005-2015 seneleri arasında Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde pazarlama ve reklam alanlarında çalıştı, gençleri hedef kitle alan birçok markayı yönetti. Bu arada 2009’da evlendi ve 2015’te kızı Hera’yı doğurdu. Kızının da hayatına girmesi ile çocuk gelişim psikolojisi bilgilerini güncelledi ve özellikle uyku alanına merak salarak bu konuda  dünya literatüründeki yaklaşımları öğrenmeye başladı.

2016’da İngiltere’deki Open College Network’e bağlı, erken çocukluk dönemi eğitimlerinde uzmanlaşmış MNT Training’den “Uyku Eğitimi” sertifikası aldı. 2016’da hayallerini gerçekleştirdi ve Nyx Uyku Danışmanlık’ı kurdu. Ardından da yine MNT Training'den "Çocuk Psikolojisi", OKSEM'den Nilüfer Devecigil tarafından verilen "Oyun Terapisi", Psikoloji İstanbul'dan yine Nilüfer Devecigil tarafından verilen "Deneyimsel Oyun Terapisi 1"  ve "Deneyimsel Oyun Terapisi 2" ve  Ariel Giarretto tarafından verilen "Somatik Deneyimlemeye Giriş" kurslarını tamamlayarak sertifikalarını aldı. 

Uyku Hakkında

Uyumak, bebeğiniz ve çocuğunuz için nefes almak gibi varoluşunun en doğal parçalarından biridir.

Doğal düzeni iyi gözlemlenen, uykusu gelince uygun uyku ortamına kavuşan ve kendini güvende hisseden bebek/çocuk uyur. Ebeveynin görevi, uyku dahil her konuda evladının ihtiyaçlarını iyi gözlemlemek, onu dinlemek, güven ortamını sağlamak ve onun düzenine özenle saygı göstermektir.

Bunları yaparken de iki pusulası vardır: Bebeğinin verdiği sinyaller ve kendi içgüdüleri.

Benim görevim ise uykunun bilimsel yanlarına dair bilgilerimi size aktarmak ve güzel uykuların temeli olan güven bağı kurma yolculuğunuzda size eşlik etmek. En önemlisi de, uykunun bir sorun değil keyif, dinlenme ve büyüme aracı olarak hayatınızda yer almasını sağlamak için yanınızda olmak.

Uyku Sorunlarına Yaklaşımım

Uyku, bebeğinizin ve çocuğunuzun gelişiminin çok önemli bir parçasıdır. Çocuğunuzun karakteri, duyusal, motor, sosyal, duygusal, düşünsel ve dil gelişimi aşamaları, sağlığı, beslenmesi gibi birçok başka faktörle yakından ilgilidir. Psikoloji bakış açısı ile baktığımızda da uyku, çocuğunuzun bir davranışıdır ve eğer burada bir sorun varsa, bu davranışın nedenleri iyi anlaşılmalıdır. Uyku aynı zamanda çocuk ile ebeveyn arasındaki bir paylaşım, bir iletişim, ortak bir deneyimdir. Bebel/çocuk aradaki bu ilişki ile uykuya geçer. Bu nedenle de ebeveynin karakteri, ebeveynlik tarzı, sosyal ve fiziksel koşulları da çocuğun uyku davranışını etkileyen önemli faktörlerdir.

Benim uyku sorunlarına yaklaşımım güven oluşturma ve uykuyu olumlu algılama esaslarına dayanır.

  • Uykuyu olumlu algılama: Bebeklerin beyinleri inanılmaz bir hızla gelişir. Özellikle hayatın ilk yıllarında tonlarca bilgiyi bilince ve bilinç altına kaydederler. Dünyada olup bitene karşı tutumlarının olumlu veya olumsuz olacağına da sahip oldukları bu bilgiler doğrultusunda karar verirler. İyi deneyimler olumlu tutumları beraberinde getirir. Bu nedenle de, uyku hakkındaki tüm verilerin olumlu bir şekilde beyinlerine kaydedilmesi önemlidir. Odalarına alışmaktan tutun da, uyku öncesi anne baba ile olan iletişime kadar uyku deneyiminin pozitif duygularla yaşanması da bunun esasıdır. Bu nedenle de uykuya dair deneyimlerin olumlu kodlanması hedeflenir.
  • Güven temelini oluşturma/Regülasyon ilişkisi: Uyku hali dingin zihin ve bedenle, sinir sistemi regüleyken mümkündür. Bu hal de ancak bebeğin uyku ortamına ve ebeveynine güvenmesi ile, uykuya geçişte regülasyon konusunda bebeğin gerekli desteği alması ile sağlanır. Doğal ebeveynlikte güven bağı bebeğinizin/çocuğunuzun ihtiyaçlarını anlayıp yanıt vererek, onun sinyallerini iyi dinleyerek ve etkin iletişim kurarak mümkündür. Uykuya dalma sürecinden tutun da, korku ve kabus deneyimlerine kadar, ebeveyni ile arasında güven bağı olan bebekler ve çocuklar uykuya ebeveynin onları sakinleştirmesi/dengelemesi ile geçer ve daha iyi uyurlar, bu sorunların üstesinden daha kolay gelirler. Bu nedenle de ebeveyn-çocuk ilişkisini güven esaslı kurmayı desteklemek, uyku sorunlarının çözümünde çok önemli bir yer tutar. 
  • Bireye özel ve aşamalı çözümleme: Her bebeğin/çocuğun bağlanma modeli, hayat koşulları, ebeveyn yaklaşımı ve karakteri farklıdır. Yani her bebeğin sorunu, kendi koşulları içinde değerlendirildiğinde bir anlam ifade eder. Önemli olan çocuğun ihtiyacını durum için anlamak ve ona göre çözüm üretmektir. Bir bebeğin hazır olduğu bir adım, başka bir bebek için travmatik sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle de çözümler bireye göre tasarlanmalı ve her zaman çocuğun toleransı dikkate alınarak aşamalandırılmalıdır.
  • Bütünsel bakış açısını koruma: Uyku sorunları, sadece bebeğin/çocuğun uykusu kapsamında düşünülemez. Hayatı, gelişimi bir bütündür. Birçok durumda uyku sorunları aslında bağlanma, stresle başetme, duyu hassasiyetleri, solunum veya sindirim sorunları gibi birçok fiziksel/duyusal/duygusal sorunun habercisidir. Uyku sorunlarının çözümünde bu gibi etkenler değerlendirilmeli ve toplam ihtiyaca cevap verilen bir gelişim süreci planlanmalıdır. 

Hangi konularda destek isteyebilirsiniz?

  • Uykuya geçiş sorunları (Dalamama, sallanarak ve emerek uyuma vs)Geceleri sık uyanma
  • Uyku saatleri düzensizliği
  • Düzensiz/kısa gündüz uykuları
  • Kendi odasına geçiş süreci
  • Ağlayarak uyanma
  • Kabuslar ve korkular
  • Tuvalet eğitimi ve uyku
  • Emzirmeyi sonlandırma dönemi ve uyku
  • Hamileyim, bebeğimin uykusuna ilk günden itibaren nasıl yardımcı olabilirim? (En sevdiğimiz :))
  • Hiç sorunum yok, bundan sonra da olsun istemiyorum. Bebeğim büyüyor, nasıl ilerlemeliyim?

Nasıl destek alabilirsiniz?

  • Bireysel danışmanlık (Yüzyüze veya Online)
  • Grup danışmanlığı (Birden fazla kişi ile, talep üzerine)
  • Eğitim / seminer

Güzel Uykular İçin 10 İpucu

1. Bağlanma modelinize dikkat verin

Sağlıklı bir uykuya geçiş, dengeli bir sinir sistemi ile mümkündür. Bebek ve çocuklarda bu dengeyi sağlayan, güvende hisseden ilkel-duygusal beyindir. Beyinde bu güven halini hayatın ilk yıllarında besleyen en önemli kaynak da ebeveynler ile kurulan güven ilişkisidir.

Bu güven ilişkisinin temelleri de çocuğunun ihtiyaçlarına yakından dikkat veren, sinyallerini izleyen ve hızla yanıt veren, göz/ten/ses temaslı ilişkiye alan açan, sevgi ve şefkatini doğal akışında içgüdülerini dinleyerek çocuğuna aktaran, bu yakın desteği dengeleyici şekilde çocuğun bağımsızlık sinyallerine de önem veren ve destekleyen ebeveynliktedir. Bu doğal ebeveynlikte ebeveynin de kendi ihtiyaçlarına alan açması da çok önemlidir, çünkü dengeli ve sağlıklı bir ilişkide her iki tarafın da temel ihtiyaçları karşılanmalıdır, aksi huzur ve uyumla sürdürülebilir değildir. 

Güvenli bağlanma olan çocuk-ebeveyn ilişkilerinde uykuya geçişler ve uyku sorunlarının çözüm süreçlerindeki zorlanmaların aşılması daha kolaydır. 

2. Çocuğunuzun beslenmesine dikkat edin

Uyku, tok ve sağlıklı bir mide ile ancak mümkündür. Bu nedenle, bebeğinizin/çocuğunuzun bir sağlık sorununun olup olmadığını iyi gözlemlemek, dengeli beslenmesini sağlamak ve özellikle sindirim sıkıntıları çekmediğine emin olmak önemlidir. Akşam son öğünden sonra sindirim için biraz süre bırakmak ve sonra uykuya geçmek gerekir (Gece uykuya geçişte emen minik bebekler hariç :))

3. Gün içinde kaliteli vakit geçirin

Gün içinde göz/ten temaslı ve tam dikkat alarak oyun oynayan, ebeveynleri ve diğer bağlanma figürleri ile kaliteli vakit geçiren, keşfetme ve gelişme motivasyonlarını dengeli şekilde aldıkları uyaranlar ile tatmin eden, stresten uzak ve mutlu vakit geçiren çocuklar geceleri daha iyi uyurlar. Gelişimlerine uygun her türlü oyun, şefkat alarak sizinle geçirdikleri her an, açıkhava ve doğada vakit geçirmek çocuğunuzun uyku kalitesini artıracaktır.

4. Emzirin, emzirerek uyutmayın (yenidoğan sonrası)

İlk 6 ay sadece anne sütü vermek, sadece bebeğinizin sağlığı için değil aynı zamanda sizinle güçlü bağlar kurması için de çok önemlidir. Emzirmek, birbirinize vakit ayırmanızı, başbaşa kalmanızı, bebeğinizin sakinleşmesini, bolca duygusal tatmini sağlar ve güven ilişkisi kurmanızı destekler. Emzirirken salgılanan oksitoksin ve prolaktin hormonları annenin bebeğe bağlanmasını güçlendirir. Son araştırmalar en az 2 yaşına kadar emzirmenin çocuğunuz için daha sağlıklı sonuçlar doğurduğunu gösterir.

Yenidoğanda bebek bolca emer ve bolca uyur. Bu iki süreci birbirinden doğal akışında ayıramayız. Ancak 3-4 ay civarı eğer bebeğinizin sinyallerine dikkat verirseniz emme ve uyku iyice düzene girmeye başlar ve bu iki süreç kendiliğinden ayrışır. Bebek belli aralıklarla emmek, belli aralıklarla da uyumak ister. Gün içinde sık aralıklarla emen ve uyuyan bebeğin gün akışında bazen iki deneyim üst üste gelebilir. Önemli olan emme ihtiyacı görmediğiniz bebeğinizi, uyusun diye emzirmemek ve emzirme deneyimini bir uyutma yöntemi olarak kullanmamaktır. Bebekler özellikle gece uykusundan önce emebilir, ancak emerek dalma ileride sık uyanmaya sebep olabildiğinden, dalmanın emerek olmaması yenidoğan sonrası önemlidir. 

5. Bebeğinizi sakinleştirmekte provalı olun

Bebeğinizin zorlanma anlarında sizin yapabileceklerinizin yerine araçlar koymak, insan temasını azaltmak ve bağ kurma fırsatlarını iyi değerlendirmemektir. Bebeklerde uykuya geçiş temelde sinir sisteminin sakinleştirilmesi, dengelenmesidir. Bu deneyim de sadece uyku öncelerinde değil, aslında hayatın birçok anında önümüze çıkar. Bu deneyimlerde esas kaynak ilişkinin kendisidir. Bu anlarda verilen göz/ten/ten temaslı dikkat veren ilişki hali, dengeli bir şekilde bebeğinin zorlanmasına şefkatle eşlik edebilme duruşu, onun doğal bir şekilde sakinleşmesi için en önemli ebeveynlik becerilerinden biridir. Bu beceri de içgüdüsel olmakla beraber, deneyimle gelişir. İşte bu nedenle bebeğin/çocuğun zorlanma anlarında verilecek ilişki desteği yerine araçlar koymak, dikkat dağıtma yöntemleri ile o andan kaçmak veya bebeğinizi anlayıp dinlemek yerine sadece susmasına odaklanmak (emzik vermek, sallanan anne kucaklarında bebekleri sallamak, bir oyuncakta dikakt dağıtmak…) yerine, güven ilişkinizi güçlendirmek adına ilişkinize yatırım yapmak en doğrusu olacaktır. Bu deneyimi daha çok olan çocuk/ebeveynler uykuya geçişleri daha kolay yaparlar, uyku öncesi çocuğun dengelenmesi deneyimini daha keyifle yaşarlar. 

6. Doğru ve güvenli uyku ortamını yaratın

Bebeğinizin nerede uyuyacağına, sadece ebeveynleri karar verebilir. Yanınızda, sizinle aynı odada veya kendi odasında. Hepsinin avantajı ve dezavantajı ayrıdır. Ortak olarak önemli olan öncelikle güvenli ortam olduğuna emin olmaktır. Bebeğinizin düşmeyeceği, kafasını çarpmayacağı, solunum sorununa neden olabilecek nesnelerden uzak, oda sıcaklığının ideal aralıkta (18-22 Derece), gündüzleri loş ve geceleri karanlık, uykuyu engelleyebilecek işitsel/görsel uyaranlardan uzak ve çocuğunuzun tanıdığı/aşina olduğu/huzurlu olduğu ortam olması önemlidir. Sizin veya uykusu sırasında ona bakan kişinin ihtiyaç anında yanında olabilecek mesafede olması da kritiktir.

7. Uykuya mutlu gidin

Uykuya mutlu gitmenin en sağlam yolu uykuyu hem düşünsel hem de duygusal olarak olumlu algılayan çocuklar yetiştirmektir. Bu da, bebeğinizin ilk günlerinden itibaren uykuyu sevmesini desteklemek, uyku konusundaki ihtiyaçlarını iyi anlamak, bu ihtiyaçlara yanıt vermek, bağımsız uykuya dalmasını sağlamak yolunda onu yalnız ağlamaya bırakmamak, ilginizi ve sevginizi tüm uyku sürecinde onlara vermekle başlar.

İçinde mutluluk olan uyku ritüelleri uygulamak, uykuya bir kutlama edasında gitmek ve uyku öncesi geçen süreyi, günü beraber keyifle kapatmak için bir fırsat olarak değerlendirmek önemlidir.

Uyku öncesi stresten, çocuğunuzu mutsuz edebilecek ortamlardan, durumlardan uzak durmak, uyku sürecinde bebeğinizi ağlatmamak önemlidir. Stres hissedilince salgılanan adrenalin hormonu uykuyu bozar.

8. Çocuğunuzun sürekli büyüdüğünü unutmayın

Çocuklar ilk yıllarında ve özellikle ilk 2 senelik dönemde hızla büyürler. Bu büyüme de beraberinde birçok değişim, birçok “ilk” getirir. Çocuğunuzun uykusu da bu değişimlerden etkilenir. Mışıl mışıl uyuyan miniğiniz birdenbire uyku sorunu çekebilir. Bu durumların normal olduğunu bilmek, sakin kalmak ve yaşadığı değişimi anlayıp çözüm bulmak gerekir

9. Uyku konusunda bilgili olun

Okuyun, sorun, öğrenin. Bunu yaparken de bilimsel doğruların peşinde olun. Uyku hem biyolojik, hem de davranışsal bir konu olduğundan, tıp ve psikoloji bilimlerinin sunduğu gerek ebeveynlik, gerekse uyku konularındaki çıkarımları takip edin.

10. İçgüdülerinizi dinleyin

Doğanıza, yüzyıllardır gelen biyolojik yapınıza güvenin. Sezgilerinizi kullanın. Bilgileri edinin, ancak kendi duygu ve düşünce süzgeçlerinizden geçirin ve öyle uygulayın.