UYKU VE ÇOCUK SAĞLIĞI ( Dr.Oya Çetinkaya -Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı)

  • Uykunun bağışıklık için çok önemli olduğunu biliyoruz. Bunu bize açıklar mısınız, neden önemli?

Vücut bir fabrika gibi tüm gün üretim yapar, her organ kendi görevi ne ise sürekli çalışır. Her fabrikada olduğu gibi üretim sırasında bazı atıklar, çöpler oluşur. Bunların temizlenmesi, bozulan bölgelerin onarılması gerekir. Gün boyunca  çalışan tüm organlar yorulur ve gece uyku sırasında dinlenmesi, atıkların çöplerin temizlenmesi gerekir. Mesela vücutta her gün kanser hücreleri oluşur ama bağışıklık sistemi oluşan bu kötü hücreleri gece onarım sırasında temizler. Ya da vücuda bir mikrop girer, gece onarım sırasında bu mikrop bertaraf edilir. Akşam uykuya geçiş sırasında salınan Melatonin gece boyunca bu onarım ve temizlikte rol oynar. Melatonin’in u onarıcı düzeyini sağlaması için 2 şart vardır. Bunlar 1. Uykuda olmak, 2. Gözler kapalı bile olsa göze vuran ışık olmaması. Yani çocuklarımız gün ışığı bittikten sonra tam karanlıkta uyurlarsa onarım başlayacaktır. Geç yatan çocuklar bu onarım saatinden yoksun kalırlar, çünkü sabah gün ışıdıktan sonra bu onarım biter. Dolayısı ile gün ışığı bittikten sonra, gün ışıyıncaya kadar, tam karanlıkta uyku bağışıklığın sağlanması için önemlidir.

  • Solunum sorunlarının bebek/çocuk uykusunu çok etkilediğini biliyoruz. En sık görülen nezle/burun tıkanıklığı, alerjik durumlar ve astımın uykuya etkisi için ne dersiniz? Neler yapabiliriz?

Solunum sistemi kanın temizlenmesi görevini yürütür. Nefes ile alınan oksijen akciğerlerde kana geçer ve kanda biriken karbondiyoksit yine nefes verirken solunum yolundan vücuttan atılır. Oksijen vücuttaki fabrikasyon işlemler sırasında yakıt olarak kullanılır. Oksijen olmadan hiçbir organ tam olarak görevini yapamaz. O nedenle nefes çok önemlidir. Solunum yollarının herhangi bir seviyesinde tıkanma, daralma, sekresyon (sümük, balgam) dolması nefesin akciğere kadar inmesini zorlaştırır. En basit nezlede bile burun tıkandığında hava burundan içeri girip akciğere doğru gidemez. Çocuklar genelde ağızdan nefes almayı beceremezler. Ayrıca hava burundan girdiğinde burun içinden geçerken ısınır (soğuk havalarda bile akciğere inene kadar ısınır), burun kılları tarafından süzülür, temizlenir (tozlu havalarda akciğere inene kadar tozlar burunda takılır, akciğere tozsuz hava iner). Burun tıkalı olup hava ağızdan alınırsa bu ısıtma, temizlenme işlemi olmayacak ve kirli soğuk hava akciğere inecek ve olayı daha da ağırlaştıracaktır. Astım, bronşit, zatüre gibi durumlarda ya hava yollarında sıvı vardır ve solunum yolu tıkanır veya astımda olduğu gibi hava yolunda ödem ve spazm vardır ve yine hava yolu daralmıştır. Dolayısı ile çocuk nefesini tam olarak akciğerine ulaştıramaz. Vücut oksijen almakta zorlanır. Böyle olunca uyku kalitesi bozulur. Beyin oksijensiz kaldığında alarm verir ve çocuk uyanır.  Ayrıca vücut kendini korumak, hava yolundaki bu tıkanıklığı açmak, solunum yolu içindeki balgamı atmak için öksürük refleksini harekete geçirir. Gece boyunca sık sık öksüren çocuğun uykusu bölünür. Bu gibi durumlarda altta yatan sebep ne ise saptanmalı ve en kısa zamanda tedavi edilmelidir. Etkili nefes alma ve kanın temizlenebilmesi için burun, geniz, bronşlar açık olmalı, hava rahatlıkla akciğere inip çıkabilmelidir. 

  • Uyku apnesi nedir ve bebek/çocuklarda görülebilir mi?

Uyku apnesi 20 sn den daha uzun süre ile nefesin durmasıdır. Nefess yolunun herhangi bir nedenle tıkanması veya beynin solunum kaslarına uygun komutu verememesi nedeni ile olur. Beyin ile ilgili sorunlar ciddidir, Premetüre yenidoğanlarda, menenjit geçirenlerde görülebilir. Tedavisi her zaman hastane şartlarında yapılmalıdır. 

Solunum yollarındaki tıkanıklık nedeni ile olan apneler çocuk yaş grubunda daha sıktır. Çocuk gece boyunca horlar. Horlama daralmış hava yolundan geçen havanın hızlanması ve yumuşak dokuları titreştirmesi sonucu oluşur. Çocuğu uyku sırasında izleyen ebeveynler çocuğun nefesinin durduğunu fark eder. Her nefes durmasıyla kandaki oksijen miktarı azalır ve kalp kanı pompalamak için daha fazla zorlanır. Kalp bazen düzensiz çalışır. Bu tür nefes durmaları gece boyunca sayısız defa tekrarlayabilir. Çocuk bu nedenle sık sık uyanır, yatakta çok döner, huzurlu sakin bir uyku uyuyamaz. Sık sık üstünü açar, sıcak olmadığı halde terler. Çocuk sabah huzursuz uyanır. Uykusunu alamamıştır. Dinlenememiştir. Gündüz dikkati dağınıktır, hafıza bozulur, çocuk uykusuzluk çeker. Öğrenmesi güçtür. Sinirlidir. Okul çağındaki çocuklarda başarısızlık görülür. Uyku apneli çocukta oksijen seviyesi düşerek, yüz, çene ve ağızda yapısal bozukluklar ortaya çıkabilir. Gece uyku bozulduğu için büyüme hormonu daha az salgılanır, dolayısıyla gelişim bozulur, boy uzaması durur.

Solunum yollarındaki tıkanma bebeklerde 1 yaş altında genellikle gırtlağın iyi gelişmemesi nedeni ilkedir. Bebek hasta olmadığı halde hep hırıltılı nefes alır. Genellikle bu vakalar %95 gırtlağın gelişmesi ile kendiliğinden düzelir. 

Daha büyük çocuklarda uyku apnesi genellikle solunum yolunun kısmen tıkanması nedeni iledir. Özellikle şişman, alerjik çocuklarda sıktır, ama  asıl neden hemen her zaman büyük bademcik ve tıkayıcı geniz etidir. 

Uyku apnesi tedavisi asıl nedenin saptanması ve tedavi edilmesi ile mümkün olur.

  • Sindirim sorunları da uykuyu olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle uyku öncesi olan son öğünlerde nelere dikkat edilmeli?

Vücutta her sistem gibi sindirim sistemi de gece dinlenmek ve onarılmak ister. Sindirim bozukluğu olduğunda karın ağrısı, gaz, şişkinlik gibi çocuğu rahatsız eden şikayetler görülecektir. Çocuk aç olduğunda da acıkacak ve uyanacaktır. Dolayısı ile uykudan önce çocuk tok tutacak bir gıda ile beslenmeli, ve tok olarak yatırılmalıdır. Gece seçilecek gıdalar alerji yapmayacağına, hazımsızlık yapmayacağına emin olduğumuz gıdalar olmalıdır. İlk defa denediğimiz, etkisini bilmediğimiz gıdaları akşam yemeğinde tüketmek doğru değildir. Küçük çocuklarda kuru fasulye, nohut gibi gaz yapan yiyecekler akşam yemeğinde tercih edilmemelidir.

Ayrıca reflü de gece uyku bozukluğuna neden olur. Reflü mide asidinin mideden yukarı, yemek borusuna doğru çıkmasıdır. Genellikle uyku sırasında, vücut yatay pozisyonda olduğunda mide üst kapağından mide içeriğinin yukarı doğru akması şeklindedir. Bebeklerde ilk yaşta fizyolojik olarak mide üst kapağının az gelişmiş olmasına bağlı olarak görülür. Katı gıdalara geçtikten sonra yavaş yavaş düzelir. Bebekleri baş kısmı yüksek eğimli yüzeyde yatırmak, her beslenme sonrası gazını çıkarmak, bebeği beslenme sonrası dik tutmak, az ve sık beslemek gibi önlemler işe yarayabilir. Daha büyük çocuklarda reflü mide rahatsızlıklarında görülür. Tedavi tanının konmasından sonra genellikle ilaç kullanarak yapılır. Çocuk akşam yemeğinden hemen sonra yatırılmamalı, midenin dolgunluğunun azalması için bir süre bekledikten sonra yatay pozisyona alınmalıdır. 

  • Katı gıda geçişinde olan bebeklerde, beslenmenin uykuya olumsuz etkilerini en aza indirmek için önerileriniz nelerdir?

Katı gıda geçişi ilk 6 ay sadece anne sütü/formül mama ile beslenen bebeğe şimdiye kadar hiç tanımadığı birçok gıdanın verilmesi demektir.  Katı gıdalara sistemli, yavaş yavaş, çocuğun sindirim sistemini zorlamadan, bebeğin psikolojisine uygun davranışlarla bilinçli bir yaklaşımla başlanmalıdır. Her yeni başlanan gıda gündüz saati az miktarda denenerek başlanmalı, 3 gün izlenmeli ve bu gıdanın alerjik olmadığı, sindirim sistemini zorlamadığı, gaz, hazımsızlık yapmadığı gözlenmelidir. Miktar yavaş yavaş artırılmalı, öğün sayısı ve besin miktarı bebeğin yaşına, gelişimine uygun şekilde doktor tarafından ayarlanmalıdır. Gece en son yatmadan bir süre önce verilecek öğün, sindirim sistemini zorlamayacak, önce gündüz denenerek, çocuğun alıştığı, tok tutacak bir gıda olmalıdır.

  • Meme emen bebeklerde gece beslenmesi neden önemlidir?

Meme emen bebekler gece uyanarak ara ara emmeye devam ederler. İlk 3 ay sık sık uyanıp emmeleri normaldir. 3. Aydan sonra bebekler 4-6 saat süren, gecede bir kez, uzun uykuya geçebilirler. Ama gece boyunca 1 kez bu uzun uykuyu yapıp, sonrasında yine 2-4 saat ara ile uyanmaya ve emmeye devam ederler. 6 aydan sonra gecede 2-3 kez, 1 yaştan sonra da gecede 1-2 kez uyanmaları normaldir.  Anne sütünün devamlılığı açısından bu uyanmalar gereklidir ve çocuk gece boyunca uyumaya yönlendirilmemelidir. Gece sütü daha yağlı ve daha besleyicidir. Çocuk bundan mahrum kalmamalıdır. Gece beslenmesinin kesildiği durumlarda, gece boyunca süt akışı olmadığında negatif feed back mekanizma ile beyin süte ihtiyaç olmadığı mesajını alacak ve süt salgısını azaltacaktır. Anne sütünün miktarı azalacaktır. Bu durumda gündüz de süt yetersiz kalacaktır.  Anne sütü alan bebekler gece de beslenmelidir.